Her gün değişen teknoloji ile dünya da değişmektedir. Çocukların bu değişen dünyaya hızla uyum sağlamasının en temel yollarından biri eğitimdir. Yıllar boyunca değişen dünyada büyüyen çocuklar, çok farklı ve belirgin özellikler ile kendilerine ait bir kuşak sistemi oluşturmuşlardır. Sosyolojik olarak aynı yıllar içerisinde aynı olayları yaşayan insanları anlamak ve sınıflandırmak için insanlar belirli kuşaklara ayrılmıştır. 1965-1980 arasında doğmuş olan bireyler X kuşağı, 1881-1995 arasında doğmuş olanlar Y kuşağı, 1996-2012 yılları arasında doğmuş olanlar Z kuşağı, 2012 ve sonrasında doğanlar ise alfa kuşağı olarak temsil etmektedir. Zaman geçtikçe dünya ile birlikte nesiller de değişmekte ve her yeni neslin kendine ait farklı bir eğitim anlayışı bulunmaktadır. Şu an ilkokul ve ortaokul zamanlarında olan alfa kuşağı, daha teknolojik bir eğitim sistemi içerisinde bulunmaktadır.

Alfa Kuşağı Nedir?

Kuşakların en sonuncusu olan alfa kuşağı, 2012 yılı ve daha sonrasında doğan kişileri kapsamaktadır. Z kuşağından sonra gelen alfa kuşak dünya üzerinde ismi konulan son kuşak olma özelliğini taşımaktadır. Alfa kuşak, X kuşağı ve Y kuşağının çocukları olarak da tanımlanabilir. Hızla değişen dünyaya doğan alfa kuşak bireylerin bakış açıları ve özellikleri de diğer kuşaklara göre epey farklılık göstermektedir. İsmi Yunan alfabesinin ilk harfi olan alfadan alınmıştır. Bu ismin onlara verilmesinin nedeni sıfırlanan ve durmadan değişen dünyada ilk yeni nesil olmaları olarak düşünülmektedir.

Alfa Kuşağı Özellikleri

Alfa kuşağı çocuklar doğdukları andan itibaren teknoloji ile bağlantılı bir şekilde hayatlarına başlarlar. Onlar için teknoloji ve sanal gerçeklik normal hayatın sıradan bir parçasıdır. Teknolojik aletler alfa kuşağı için bazen bir emzik bazen bir oyuncak görevi görmektedir. Çok hareketli ve rahatına düşkün oldukları daha şimdiden gözlemlenmektedir. Bu kuşak için okumak değil izlemek daha ön planda olacaktır. Tekrarı seven alfa kuşağı, beğendiği videoları defalarca izleme özelliğine sahiptirler. Cep telefonları ve teknolojik aletler onlar için basit ve sıradan aletlerdir. Ben merkezci olan bu kuşakta sahiplenme özelliğinin öne çıktığı görülmektedir. Alfa kuşağı özgürlüğüne düşkündür. Bilgi her an ulaşabilecekleri bir konumdadır. Çok hareketli olarak bilinen alfa kuşağının adrenalin seviyesi yüksek olan sporları yapmaktan mutluluk duyacağı bilinmektedir.

Yeni Nesil Eğitim

Gelişen teknoloji ile bilgiye erişmek, artık çocuklar için sadece birkaç tuştan ibarettir. Bilgiye böyle hızlı ulaşan bir neslin eğitiminde de teknoloji kullanımı kaçınılmaz bir hale gelmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle eğitimde görsel ve işitsel imkânların kullanılması, alınan eğitimin daha kalıcı olmasını sağlamaktadır. Bilgiye anında ulaşmaya alışmış olan alfa kuşağı için bilgiye geç ulaşmak sıkıcı olmaktadır. Bundan dolayı yeni neslin eğitiminde daha çok görsel ve etkileşimli derslere ağırlık verilecektir. Yeni nesil eğitim ile öğrenci odaklı bir sistemin başlayacağı, öğrencilerin teknoloji ile iç içe olacağı ve böylece daha yaratıcı düşünen bireylerin yetişeceği bilinmektedir. Teknolojiye dayalı eğitim sisteminde bilgisayar, internet, yapay zekâ ve sanal gerçeklik; eğitimde kullanılan araçlar arasındadır. Yeni nesil eğitim sisteminde çocuklar okullarda kodlama dersi almaktadır. Yani; yeni nesil ile gelişen yeni nesil eğitim, onların ilgi alanlarına yönelik ve teknolojiyi ön plana çıkaran bir eğitim sistemi üzerine kuruludur.

Okullarda Kodlama Dersleri ve Özellikleri

Günlük hayatta kullandığımız birçok uygulama, kodlama sayesinde yapılmaktadır. Kodlama kısaca elektronik bir devreye veya bilgisayar sistemine işlem yaptırmak için yazılan komut listesi ve dizilimidir. Kodlama ile kişiler, bir nevi bilgisayarın dilinden konuşarak ona işlem yaptırmaktadır. Kodlama yapmak için bilgisayar, tablet ya da akıllı telefona sahip olmak yeterlidir. Çok zor ve karmaşık görünen kodlama eğitimi aslında göründüğü kadar zor değildir. Okullarda kodlama dersi olmasının en temel amacı, gelişen neslin ihtiyaçlarını karşılamak ve onlarla gelişen dünyada başarılı olabilecekleri yeni alanları keşfetmelerini sağlamaktır. Kodlama dersleri ile öğrencilere temel bilgisayar yazılımı geliştirmeyi öğretmek amaçlanır. Teknolojinin ön planda olduğu dünyada kodlama dersleri sayesinde çocukların bilgisayar programlarının nasıl üretildiği, çalıştığı ve nasıl geliştirildiği hakkında bilgi sahibi olması kolaylaşır. Böylece bilgisayar okuryazarlığına sahip, teknolojik anlamda donanımlı ve iş alanlarında teknolojiyi çok iyi bir şekilde kullanacak bireyler yetişecektir.

Yapılan araştırmalara göre kodlama dersleri alan çocukların problem çözme, analitik düşünme, yaratıcılık ve geometrik düşünme becerileri kazandıkları görülmektedir.  Kodlama eğitimi ile sistematik bir düşünce yapısına erişen çocuklar ileride geniş bir bilgi kapasitesine, sorunları daha hızlı çözmek gibi özelliklere sahip olacak ve geleceğin iş imkânlarına rahatlıkla uyum sağlayacaklardır. Kodlama dersinin faydalarından bir diğeri ise çocukların önüne gelen bilgileri görmesi, anlaması, yorumlaması ve analitik düşünerek bilgileri bir sıraya koymasıdır. Okul öncesinde kodlama dersi alan çocuklar; “Duyu organlarımı öğreniyorum”, “Geometrik şekilleri öğreniyorum” gibi konuları görsel bir oyun şeklinde öğrenirler. Kodlama derslerini sadece küçük yaşlardaki kişiler değil; teknolojik alanda gelişmek isteyen ebeveynler, çocukları daha iyi anlamak isteyen öğretmenler ve iş hayatlarında daha aktif hazırlanmak isteyen üniversite öğrencileri de alabilir. Kodlama dersi alan çocukların matematiksel yetenekleri ve motor becerileri gelişmektedir. Ayrıca kodlama dersi, çocuğun internette fazla vakit geçirmesini avantaja çeviren ve çocuğu siber saldırılardan uzaklaştıran bir etkendir.